Malikinin Grupları Diyaloğa Davetindeki Konumu

 Biz Irak İslami Direniş Cephesi (Jaami)’nde, Malikiye ve başkasına ilan ederiz ki; biz bu ana kadar onun amerikan efendileriyle diyaloğa ve müzakere etmeyi red ediyoruz. Ne sanarsın ki amerikalılarda daha çok ıraklılarını döken bir adamla, kim unuta billir ki Malikinin Baas kanırma kurulunun kurucularından ve başkan yardımcısı, bu kurul baas gerekçesiyle tüm sünnileri kanırdı.. kim unutur ki Maliki şimdiki mecliste teröristte karşı mücadele kanunun çıkmasını ısrar edenlerden, ve onun hedefi cihat’ı ve onun ehlini ve tüm sünnilerle mücadele... ama onun falı boş çıktı ve kaybetti, ve o bugün kurbanlarıyla diyaloğa geri döndü!!.
Basın Açıklaması / Ocak 2009

Gazze Katilamındaki Konumu

Bizde Irak İslami Direniş Cephesi (CAMİ)'de ellerimizi gazzedeki lider ve halktaki kardeşlerimizin ellerine koyuyoruz ve Filistin'li kardeşlerimizi destekliyoruz ve arap ve islam halkları gazzedeki kanamayı durdurmak için çağrıyoruz. Ve dilleriz ki filistinlilerin bir bütün olup bu adi düşmanın karşına durmalarını ve Allah (c.c) dediği gibi olmaları: ( hiç şüphe yo ki allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak, çarpışanları sever) saf süresi : 4 Bu işgalci keyanla beraber duran tüm islam ve arap hükümetlerin yeniden durumlarını gözden geçirmeye çağrıyoruz , yoksa bu Allah'a ve Peygamber'e ve tüm müminlere ihanet'tir.

Siyasi Beyan / 27 Aralık 2008

Emniyet Protokolündeki Konumu

Biz bu ittifakname'yi kesinlikle kabul etmiyoruz ve ondan uyarıyoruz. Onun tüm kötülüklerini cami web sitesinde her hafta indirdiğimiz haftalık mesajlarda belirtik.

 Biz halkımızı onu kabul eden,geçiştirmek isteyen,onu imzalayacak olan veya onu açıklamalarıyla kabul eden ister mecliste olsun ister dışında olsun temsil etmesini kabuletmiyoruz buda altaki sebeblerdendir:

a. hangi sebeblerden dolayısıyla olursa olsun işgalin sevgili vatanımızda Irakımızı parçaladığı için, ırkçılığı soktuğu için, insanları aşağladığı için, namusumuzu lekelediği için hukuki bir şekilde onu ilan etmek bunun mükafası olamaz.

b. dinimizinde bu ittifaknameyi hükmünü belirtildi bu da ümetin din adamları tarafından beyan edilmiştir onlardan Prof.Dr.Abdulkerim ZEYDAN ve islam fikir sahibi Mohammed Ahmed ALRAŞİD ve Irak İslami Direniş Cephesinde bulunan ilahiyat kurulu ve Müslüman Ülema Kurulu onların hepsi ittifaknamenin imzalamamakla birlikte.

c. insan kendi kafasını kesebilirmi? Bu ittifakname'yi kabul etmemiz demektir ki Amerikanlılara bizim imzamızla bizi kesmelerini izin vermektir. Emniyet ittifaknamenin dördüncü maddesinde ( el kaida yandaşlarına karşı, diğer terörist topluluklara,kanun dışı olan topluluklara,eski yönetim topluluklarına karşı yardımlaşarak operasyon düzenlemek) buda hereksin bu operasyonlarda dahil etmiştir eğer ki terörist değilsen kanun dışısındır, eğer kanun dışı değilsen eski yönetimdensin.

d. tarihteki tüm işgalcilerin tecrübeler,özelikle amerikan işgalin dürüst ve güvenilir olmadığı bilinmektedir.onlar allah (c.c) dediği gibidiriler (Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.) tevbe süresi: 8 o yüzden ittifakname red edilmiştir. Kim onu imzalarsa onu Allah'a beraa ettik.

Siyasi Beyan / 27 Kasım 2008

Kuran-ı Şerife Karşı olan İşgalin Cinayesindeki Konumu

Bu aşağlayıcı hareket işgal askerlerinin islama ve müslümanlara karşı olan kinlerini ve nefretlerini belirtiyor. Komutanlarının kinlerinden esinerek ve onları kinle doldurarak buraya getirdiler. Bir çok kez ilan etikleri gibi: '' kutsal haç savaşları yeniden başladı.''.

 Biz Irak İslami Direniş Cephesi'nde Selahaddin El Eyyubi Tuygaylardaki olan kahramanlarımızı ve diğer cihat meydandaki bulunan tugayların bu tecavüze sert ve güçlü yanıt vermelerine çağırıyoruz. Bilsinler ki Irak'ta İslam kahramanları ve aslanları gözleri Allah'ın dinine heybetini ve vatana izzetini geri getirinceye kadar kapanmayacaktir. Tüm müslümalılara bu tecavüze bildikleri kanuni yolardan red etmeleri ve kınamaları ve bu zanlılara müslümanlıların kendi kutsal anayasalarını koruyabilmelerini göstermelerine davet ediyoruz.

Siyasi Beyan / 19 Mayıs 2008

Muktada El Sadır İddalarındaki Konumu

Muktada Elsadır'ın açıklamaları hükümet tarafından ona olan ambargoyu çözebilmek ve halkın genelini ona beğendirmek için direnişi kulandı... Hiç bir zaman sadırlılar direnişin sınıflarında olmamıştırlar bilakis Mehdi ordusunun kargaları mücahitlerin en kötü düşmanlarıdırlar, onlar Iraktaki cihat projesini durdurma görevini üstlenmişlerdi ve bunların hepsi işgalin işine yaradı. Bu nedenle bazı hakikatları hatırlatırmak isteriz:

1.Muktada yandaşları ve onun askeri kanadı ''Mehdi Ordusu'' adlandırılan milis işgalin kurduğu ve desteklediği Irakı bozma projesini güzeleştirmek için kurduğu siyasi operasyonuna katılmıştı. Sadırlılar siyasi opersayonunun ömrünü uzatmada önemli rolleri vardır.

 2004 seçimlerinde Irak milli cemiyeti adlandırmasında caferinin hükümetinde katılmışlardı ve mecliste 20 milletvekileri ve bir kaç tane bakanlıkları olmuştu.

2005 seçimlerinde güçlülükle geri döndüler ve ortaklarıyla şii itilafı kurarak seçimlere girdiler. Şimdideki mecliste 30 koltuk ayrıca beş bakanlık kazandılar ve malikinin hükümeti onların desteğiyle kalkındı. Bununla Mukta Elsadır amerikan işgalini kalması için siyasi operasyonuna verdiği desteğiyle meşruiyeti gerçekleştirdi.

2.''Mehdi Ordusu'' milisinin Iraktaki iç savaşın yangınını ateşleyendi ve bu savaşın en önemli eksenlerinden biri olmuştu. Silahlarını Irakın evlatlarının göğüsüne çektiler, camileri yıkıp yaktılar ayrıca yüzlerce sivil aileleri göç etirdiler ve yüzlerce sivili öldürdüler, sahte güvenlik noktaları kurarak ırka göre cinayet işlediler... böylece bu milis Irak dokusunu parçaladı ve bölgeleri ırka göre bölerek başkent bağdad'ı ele geçirmek isteğiyle onu ırk boyasıyla boyadılar.

3.''Mehdi Ordusu'' millisi amerikan işgaline karşı nadiren kaldırıyor buda zanlı millis sivilleri çok fazla öldürdüklerinde amerikanlıların karşıtığı zamanlardır. Aksine Sadır milisi Irak direnişin önüne çıkan engellerden biri çünkü milis bağdat'ta El caferi desteğiyle sünni ırkı yok etme savaşı açmıştı buda yeni bir yük olmuştu, Iraklı direnişin kahramanları işgalin kendileri yerine zanlı, cinayetçi milise direnişe karışı savaşmışlardı.

4.Şuanda bir yandan Muktada ve yandaşları , diğer yandan Maliki ve şii itilafta bulunanların arasında bulunan çekişme güney ve ortak kesimde güç,yönetim,petrol ve para içindir. Ve bu işgale karşı bir direniş değildir. Bu çekişme il kanununun kesinleştiğinde ve seçimlerin yaklaştığı için büyüdü her iki yanın partisel ve kişisel aç gözlülükleri içindir. O yüzden şimdi bulunan kriz '' Direnişin işgale karşı savaşı'' olarak söylemesi çok büyük bir yalan ve sahtekarlıktır. Onların bunu kulanmaların tek sebebi onlara karşı oluşan ambargoyu çözebilmek ve islam ,arap ve ırak halklarının onlara sevdirmek içindir ve geçmişte ve şimdiye kadar yaptıkları cinayetlerinin üstünü örtmek içindir. Cesur Irak direnişi kendi çıkarları için mücahitlerin kılığına giren ve onların adını diliyle dolaştıran bu sahtekardan beraattir. Muktada ve yandaşları çok açık ve ucuz bir denemleridir. Irak direnişin evlatları kanıyla ve fedakarlığıyla beslediği özgürlük yolu ve onların yüksek seviyeli saygınlıklarını ve yerini kulanmak istedi. Allahın iziniyle özgürlük yolunda tüm gücümüzle yürümeyi devam edeceğiz.

Siyasi Beyan / 30 Mart 2008

Gazze Ablukasındaki Konumu

Saldırıcı siyonizmi kınıyoruz ve aynı zamanda Arap ve Müslüman hükümetlerin suskunluklarını bozmaya, yaralı ve halkı infaz edilen en kötü saldırılara mahrus kalan müslüman bir ülkeye karşı olan sorumluklarını ve görevlerini yerine getirmelerine çağrıyoruz. Ayrıca müslüman ve arap halklarına Filistin halıkını yarayacak her hangi bir iş yada fiilin yapamalarına çağrıyoruz. İslama ve müslümanlara olan savaş her türdendir, o yüzden hepimiz sorumlu ve çok idalı olmamız lazım.

Irak Haması’yla Ortak Beyan / 3 Ocak 2008

Amerikan Senatosunu Irak Bölümleşme Hakkındaki Karardandaki Konumu

Biz JAAMİ'de ve IRAK HAMAS'ında birtek karara önemsemiyoruz , kararın öncülerine daha çok önem veririz çünkü biz çok iyi billiriz ki amerikan yönetimcileri başta meydanda çalışır ve varlıkların temsilcisiyle, o Irak'la ilgili herşeyle güçlü bir girişim yapmış ister siyasete, ister ekonomide, ister emniyette, ve her oyuncuya ve gruba bir rolü vardır. Bu kinci siyasetle birtek görüşleri birleştirerek ve sınıflarımızın aralarını sıkılaştırarak ve işgalin her mafsalına demir bir elle vurarak karşı dura biliriz çünkü işgal ne kadar sayıda ve donanmada zarar görürse o anda planlarını değiştirmek zorunda kalır buda ailelerimizin ve evlerimizin üstündeki yükü hafifleştirecektir. Gücü güçle karşılıdır ve birleşik tek bir projeyle ileriemek şeriatın maksatlarının işine yarar ve zülmü ve haksızlığı üstümüzden atabiliriz ve düşman işgali buralardan kovar ve meydanda gücümüzü farz etmemizin parelel adımıdır. Biz aileleimizi silahı bırkmakla ve işgale anlaşmakla Irakın bütünleşmenin fırsatı olduğu hayallerine kapılmalarını istemeyiz. Bu aldatıcı fikirleri yaymak isteyenleri duyduk, o yüzden demek isteriz ki; Değişik gruplarla Direniş projesiyle ümidimiz var tabi ki bu Allahtan sonradır. Bu projedeki görevimiz görüşleri yakınlaştırmak ve hedefleri birleştirmek değişikliklerle Allahın bize özellikle böyle zamanlarda farz ettiği şura bereketiyle çözümler bularak onunla davranacağız.Tabiki de şehadete olan hırsımız ve zafere ulaşmamızı ve eciri istememiz ve ondan sonra değil onunla beraber kerim Allah'a bizi başarmamızı, vuruşlarımızın ve görüşlerimizin nişanı almamızı duasıyla ve yalvarışıyla onlara cevabımızı meydanda olacaktır. Allah'a güvendik ve tugaylarımızdaki mücahitleri borazan etik, bilsin ki bush ve birliği DAMARIMIZADA NABIZ OLDUKÇA BÖLÜMLEŞME OLMAYACAKTIR.

 Irak Haması’yla Ortak Beyan / 30 Eylül 2007

2007 Bush’un Stratejisindeki Konumu

Biz (Jaami)’nin siyasi bürosunda (yeni strateji)’yi takib etik ve bulduk ki işgalin ilk adımlarından beri sürdürdüğü yöntemle aynıdır. O yüzden tüm dünyaya işgale ve yandaşlarına karşı olan sabit görüşümüzü ilan ediyoruz:

1.Kuranı kerim metinlerinden desteklenen sabit stratejimiz, işgali durmaksızın her yerde vurmak ve vatanımızın her hangi bir bölgede onu hakimiyeti altında tuturmayacağız (yeşil) bölge deninen yerler bile.

2.Tüm bölgedeki ailelerimizin işgalin planlarını anlamaları ve işgalin bir düşman olduğunu ve onun sözlerine inanmamalarını ve ona güvenmemeleri lazım çünkü tüm bunlar bush’un yandaşlarının ve yöneticilerinin üstündeki bulunanan baskıyı kaldırmak için yapılmakta.

3.Cihat projesini ve onun elemanlarını korumak ve desteklemek Irak krizinin çözümünün başlangıcıdır ve desteğin en önemli bölümüde cihat gruplarının liderlerine öğüt vermek ve yerinde olan görüşler belirtmek ve sürekli şüra etmekle çünkü Cihat özel bir grubun değildir ve olamaz, cihat tüm Iraklıların projesidir.

4.İki nehirin evlatları arasında bulunan bölünmeyi artırmak ve durumu daha kötüye sürkleyen ana sebeblerden ırakçı maliki ve yandaşlarıdır. Aklı başında olan hiç kimse ( Maliki – Bush) ikilisinin ıraklılara iyilik getireceğini inanmaz. Alıştırdığı gibi Bush kendi ajanının resmini parlatmaya çabalıyor ve birlik liderlerine sunuyor, burdada durum daha karmaşık oldu, çünkü Malikiyi iki el hareket etiriyor, birincisini bildik, ikincisi’de doğudan uzanıyor eski miraslarını istediklerini iddaedenler!!!

Siyasi Beyan / 15 Eylül 2007

Crocker – Petraeus Raporundaki Konumu

Biz (JAAMİ)’de bu raporla iki önemli eksenle yaklaşıyoruz:

1. Irkçılığın ve kargaşanın, suikastler, hizmet ve diğer kurulların yıkılmasının sebebi amerikan işgalinin bulunması ve onun getirdikleri belli ajanları. İşgal tüm bu krizlerin yaratıcısı ve yöneticisidir… bugünde bize gelip şefkatli, sadık nasihatçi kostümüyle giyip gelmiş, bu bizde belli olmuyor; nasıl bir katil öldürdüğü kişinin ailesine sevinci getirebilir ki?!... Yanıtı bizde amerikan işgali topraklarımızdan çekilmesi ve arkasında hiç bir şey bırakmadan çıkması.

2. Herkez bilsin amerikan işgaline karşı olan cihatımızı ve direnişimizide devam edeceğiz, ve Irak topraklarının son bir adımlık mesafesini özgür edinceye kadar silahlarımızı bırakmayacağız. Ve bu raporda gelen herşeyin insanları yanıltmak ve gözleri içine kum serbmek için ve ailelerimiz mücahitleri meydanda yalnız bırkmak için davettir. Bu konuda daha önce dediğimizi tekrarlıyoruz, işgali ve projelerini askeri direnişle reddetmek tek çözümdür... izzet bir tek işgale yönelik kurşun cızırtısıyla eldeedilir... Irak’ın gök yüzündeki yükselen tekbirlerle... şehitlerimizin fedakarlıklarıyla ve ailelerimizin nehirlerin topraklarındaki bulunan cihat projesine olan sabırlarıyladır.

 Siyasi Beyan / 13 Eylül 2007

İşgalle Müzekerelerinden Konumu

Biz daha önceden açık bir şekilde belli etiğimizi tekrarlıyoruz: meydana aktiv olan Cihat ve Direniş gruplarını ortak bir karar olmadan ne hükümetle nede işgalle müzakere olur. Şuan ki durum ve koşullar altında da müzakere olmaz. Biz izzetin yolunda, Allah’ın yolu Cihat yolunda devam etmekteyiz. İşgal ve yandaşları pişman olacak.

 Irak Haması’yla Ortak Basın Açıklaması / 4 Haziran 2007

Amerikan – İran Müzakerlerindeki Konumu

Biz Mübarek Cihat Grublarında – Selahülddin El Eyyubi aralarında- (en güçlü iman) kuralıyla çalışıyoruz, ve biliriz ki kanla alınan kanla döner, allah’ın cihat’ın üstüne farzt ettiği ümet, farz etti onun izzetti, onuru için, zelil olmaması ordan şurandan proje istememesi içindir. Biz bu uğursuz görüşmeden çıkan herşeyi red ediyoruz, bu ülkeyi ve vatandaşlarını vurmak için gece ve günüdüz kuranzlığın bir parçası. Bu ülkenin vatandaşları kahraman direnişe elleriyel işaret etmeleriyle onların bu toprak için ve ülkenin her bir zeresi için müzekerelerde onların esas temsilcileri olmalarını seçmek en haklı kişilerdir. Bunun üstüne biz Irak’ın aslanları, kahraman mücahit kardeşlerimizden isteriz ki, bu aleni maskaralığa, bu projeye ve yandaşlarına izzetli ve onurlu bir yanıt vermeleri.

 Basın Açıklaması / 31Mayıs 2007

Sadam Hüseyin’nin İdamındaki Konumu

Hakkı belirlemek ve gerçekleri yüz üstüne çıkarmak isteğimizle ve müslüman evlatlarının özelikle ırak’taki ailelerimizin karıştıkları bazı gerçekleri belirlemek isteriz:

 1. Allah Saddamın yaptıklarının cezasını çektirdi, ve müslümanın huyu rahmet ve aftır ayrıca safevinin huyu kin ve gadarlıktır.

2. Zanlı bush’un idam kararının ‘yüce bir uygulama’ tarif etmesi ve onun zamanını ve tüm dünyadaki müslümanların hac ayinlerini ve allah’a kurbanlarıyla yakınlaşmalarını ve duygularını küçümsemesi demektir.

3. İsrail, amerika ve iran bu hükmü herkez kendi yoluyla hoşça karşıladı fakat çoğu hükümetler bunun siyasi suikast olduğunu söyledi.

4. Çoğu safevi arakalarında iran bulunarak saddamın kişiliğinde sünnileri koymaktalar o yüzden bazı iran kanalları bugün ‘sünnileri kurban verdik’ açıklamaları yaptı.

5. Malikinin çetesinin irana ve amerikaya olan bağlılıklarını ve ırkçılığa taraf tutuklarını atıkları sloganlarla belli oldu.

6. ‘Iraklı’ hükümet kanalı ‘ırak için barışalım’ sloganının kaldırıyor ama onu açılışından bugüne kadar özelikle idam olayı için özel kapsamlı bir yayın yaptığını ve onu görenler safevi ve zanlı üçlüye (maliki, sadır ve hakim) bağlı olduğunu anlar.

7. Her yerde bulunan müslüman soruyordur: neden amerikan yönetimi aynı yada bazı uygulamaları işgalden beri ırak’ta gerçekleşen cinayetlera karşı yapmıyor? Ve hergün milislerin işlediği katliyamlardan Kim sorumlu? Neden sabra ve şatile mezbahasını işliyenler ve filistindeki diğer katlimlardan sorumlu olanlar hesaplanmıyorlar?

8.Amerikanın yönetiği doğuda yıl başında ‘münasbet günlerinde’ idam kararlarını uygulamıyor… fakat müslümanlara karşı kasten onların duygularını küçümsüyor ve aşağlıyorlar.. Bundan sonra demek isteriz ki: işgal ve yandaşlarına karşı olan direnişimiz ve cihatımız sürmekte ve meydanda kötü ekseni (israil, amerika, iran) birbirine yandaşlar ve onların tek strateji hedefleri bulunuyor ve onların çıkarları çoğu konuda paylaşıyor... o yüzden direnişin ve cihat’ın devam etmesine ve amerikan ve safevi projeye demir bir elle vurmaya ve ajanlarını ve yandaşlarını kovmaya ve meydanda çalışan cihat gruplarıya beraberce çalışmaya çağrıyoruz.

Siyasi Beyan / 4 Ocak 2007

Siyasi Operasyondaki Konumu

Daha önce beli ettiğimiz gibi biz cihat yolunu ve düşman işgalciyle savaşma yolunun bizi dinimizin izeetine ve topraklarımızın istiklaline kavuşturacaktır. ‘siyasi proje’ye inananlarını tüm kağıtları açığa çıktı o yüzden onların önünde bir tek yol kaldı o da iki nehrin topraklarında JAAMİ’nin ve diğer cihat gruplarının seçtiği yoldur. Dünde açıkladık bu günde açıklayacağız biz dinlerinin zaferi için, ailelerini,namuslarını ve topraklarını korumak için silahlarını ellerine alan mücahitlerin safında durmaktayız ve bizim sözümüz onların ki ile aynı siyasi proje başarısızlığını kanıtladı o yüzden bir tek cihat ve askeri direniş yöntemi kalmıştır ve günler bizim dediğimizi kanıtladı ve biz diğer cihat gruplarındaki kardeşlerimizle danışmamızda devam etmekteyiz. Ve burden iki mesaj yolamaktayız: Birincisi: Irak halkına yönelik; onlara demek isteriz ki: ey ahali sabredin, sebatedin ve ıraktaki cihat projesine destek verin meydanda bulunan tüm cihat gruplarınada allahın adına yemin ederiz ki emniyetin tadını bir tek mücahitlerin tüfeklerin gölgesi altında anlıya bilirsiniz, safevi ve amerikan hücumu bir tek sizin cihatı ve koruyucu aslanlara sarmanızla çökülür o yüzden mücahit evlatlarınızı dualarınızdan ve desteğinizden esirgemeyin, allahın iziniyle seher yakındadır. İkincisi: mesajımızda askeri kanadımız Selahaddin El Eyyubi tugaylarına onlara deriz ki: ey Eyyubinin torunları işgale ve yandaşlarına olan vuruşlarınızıla devam edin ve zafer bir tek sebatla, cihatla ve bir saatlik sabırla ondan sonra allah’ın iziniyle ya zafer ya şehadet.

Siyasi Beyan / 28 Aralık 2006

Baker – Hamilton Raporundaki Konumu

Biz Jammi’nin siyasi bürosunda onların ‘kıymetli’ açıklamalarını ve tavsiyelerini izliyoruz ve iki nehrin topraklarındaki bulunan başarısız ordusunun cinayetlerinide izliyoruz. ayrıca gözüküyor ki ordu en uzun zamana kadar kalmasını istiyorlar, ajanlara ve hainlere tavsiyelerini farzetmeleri için, o yüzden Selahaddin El Eyyubi tugaylarındaki mücahitlere demek isteriz ki saldırgan düşmana karşı olan vuruşlarınızı devam etirin ve bilin ki bu rapor beklenen seherin ilk ışınlarıdır o mücahitlere zafer , saldırgana aşağlayıcıdır…. Iraktaki ailelerimize demek isteriz ki sabredin, sebat edin ve allahın iziniyle emniyetli yarınlar sizin olacaktır.

 Siyasi Beyan / 7 Aralık 2006

Şeyh Haris El Dari Tutuklama Emrinden Konumu

Bu raporu yazan el ve bu kelimeleri söyleyen dilin kaynağı tarihsel kini yeni safevi temsilidir ve o bu ayıp eylemiyle tüm dünyanın gözlerini onların yaptıkları sünni kesimdeki işgali kabuletmeyen ve bu kahrı ve haksızlığı kabulenmeyen asil ıraklılara karşı yaptıkları cinayetlerden çevirsin diye yapıldı, daha dün pis millisler allahın evine saldırdılar ve kuranı yaktılar ve imamları sürükleyerek öldürdüler… şimdiye kadar camiler safevi partilerin millislerinin kinlerinin saldırsından inlemekte… bugünde gelip küstah bir dille şeyh Dariye tutuklama emir çıkartıyor bunuda onların cinayetlerini dünyaya yayıldığı için ve millislerini kiralık diye adlandırıldığı için. Biz bu raporu kınıyoruz ve şeyh Dariyi sabırla ve sebatla karşılamasını ve bunun ecrini allahtan bulumasını dileriz ve müminlerin ve sadıkların yardımcısı allah’a tevekül etsin… ıraktaki tüm gururlarını bu safevi projeyi tek bir safla karşılamalarını ve kinci isteklerini başarısızlığa uğratmalarını çağrıyoruz... ve iki nehrin topraklarındaki mücahitleri işgalcilere ve safevilerin yandaşalarına karşı vuruşlarını devam etmelerine çağrıyoruz.

Siyasi Beyan / 11 Kasım 2006

Abir El Cenabinin Tecavüz ve Öldürme Cinayetine Karşı Konumu

Biz Selahaddin El Eyyubi Tugaylarında daha ilk günden allah’a ant etik ki haksızlığa karşı susmayacağız, ne bizim ne de milletimizin hakklarını bırakmayacağız ve sevgili milletimizdeki tüm özgürlerin ve şereflilerin çağrılarına karşılık vereceğiz ve onların ve bizden korkunun, aşağlamanını ve adiliğin örtüsünü kaldıracağız. Biz bugün bu aşağlık cinayet eyleminden sonra iki mesaj yönlenidirmek isteriz: Birincisi: kutsalığa görmezden gelen işgal güçlerine, Allah’ın adına yemin ederiz ki tüm keskinliklerle abirin intikamını alacağız... Sözlerle ve gözyaşlarıyla yetinmeyeceğiz fakat füzelerimizle, bombalarımızla ve çatışmalarımızla size yanıt vereceğiz… ve abirin intikamı bir tek sizin topraklarımızdan aşağlayarak ve kanlarınızla kefenleyerek çıkartacağız. İkincisi: halkın tarafından seçildiği idda eden ve kandınlarına silkelenmeyen hükümete, bugün halkın namusu tecavüz edildi, nerdesiniz? Yoksa birtek kınamakla ve araştırmalarla mı yetineceksiniz? Ayıp size ki ne ayıp. Size mesajımız aklınızı başınıza alın ve ailelerinizi koruyun yoksa bizden sizi getirenlere olan yanıtımızın aynısı olacaktır... Ve size zaman gelir bir süre sonra olsa bile.

 Siyasi Beyan / Mart 2006

2006 Samara Olaylarındaki Konumu

Bu ahlaksızca cinayete karşı, demek isteriz ki; Birincisi: bu eylemden direniş beraattir, çünkü o işgalci düşmanla meşgul, ve mezhebi sınamlara götürecek böyle boş işlere boş değildir. İkincisi: eğer eylemi yapanı bilmek istersen kimin faydasına yararacağına bak ve bundan yararlanan yeşil bölgede bulunan safevi hükümettir, bunuda amerikan elçisinin son açıklamalarında hükümete ait ölüm takımlarının yayılmasını açıklamasından sonra onun safında doğan çatlağı kapatmak için, ayrıca birinci sırada yararlanan iran hükümetidir çünkü onunda nükleer dosyasında karşılaştığı yokuş ve batının onu dünyadan uzaklaştırma istekleri. Biz eminiz ki bu operasyon yeşil bölgedeki ve kum’daki şeytanların arasında ortak bir çalışmanın sonucudur, kanıtlarımızda var ama onu zikretmekle durum müsaid değil. Üçümcüsü: bombalama yöntemine dikkat eden görecektir ki buna dikkatlice düzenlenmiş, çünkü patlama birtek kubbeleri hedef aldı, ve eğer ki eylemci türbeleri yok etmek isteseydi patlayıcıları orda koyardı onu yok etmek için? Patlamanın amacı siyaset ve mezhep durumundan faydalanmak istemi yoksa neden bu zamanda patlıyor yıllarca orası direnişin elindeydi fakat hiç bir şeye uğramadı?!! Dördüncüsü: biz onların (merciiye –yetkilileri)’nin zıtlığından şaşırıyoruz, bu operasyonu kınadı ve kötü bir şekilde yanıtı destekedi, daha önce işgal tarafından vurulan Hz.Ali bin Ebi talip türbesinin vurulmasını suskunlukla karşıladı ve hiç bir yanıta çağrı yapmadı?! Biz soruyoruz merciiler itaat mi ediyor ve sakınayımı tarz almış yoksa onun hiç bir görüşü yok mu? Beşincisi: camilerimize karşı olan saldırlar polis ve ordu güçlerinin gözü altında işlendiğini ve bazende onlarının katılmasıyla gerçekleştiğini belirtmek isteriz. Altıncısı: biz istekleri tutuklamakla ve fitneyi zapt etmek noktsından ( fitne uyumakta allah onu uyandıranı lanet etsin) kafir teröristlerin uyarıyoruz. lekeledileri ve onların dün gece işgal ettikleri camilerden hemen çıkmalarını ve kaçırılanları serbest bırakmalrını çağrıyoruz ve onların bu kötü eylemleri sebebiyle özürdilemelrini ve onlara camilerin emniyetini ve eşyalarının sağlam tutma sormlu tutuyoruz yoksa cezaları aynı olacaktır ve direnişin silahları onların evlerinin içinde olsalar bile uzanacaktır, ibreet senin görduğundur duyduğun değil, uyarınanın özrü onunladır. Son olarakta dinleri ve vatanları için cihat eden sünni evlataki ailelerimize sesleniyoruz ümitsizliğe kapılmayın ( üzülmeyin ve önemsemeyin siz yükseklerdesiniz eğer müminlerdensiniz) ve mücahit kardeşlerinize olan desteğiniz ve bağlılınızı güçlerndirin ki aldatıcıların tuzaklarına yanıt vermek ve onlar cezalandırmak için, ve onlara dikkatli olmanlarına ve herhangi bir durum için hazırlanmalarına tavsiye ediyoruz, allah’tan yardım istenilir ve ona tevekkül edinir, kafirler bilecekler ki nasıl ahirete dönüş döneceklerini. Mücahit Gruplarla Orta Beyan / Şubat 2006

Telafer Kentine olan Hükümet güçlerinin Saldırısındaki Konumu

Göstergeler ıraktaki işgalin ve siyasi projesinin başarısızlığını ve ters gittiğini çok net bir şekilde göstermekte ayrıca saldırcının yorlduğunu ve yenlgiyi kabullenmesini az bir zaman kaldı tüm bunlar cesur direnişin fedakarlıkları ve halkımızın sabrı sayesinde olmuştur bu zamanda gelip işgalci güçler, hükümetin etkili katılımıyla ve El Caferinin liderik yaptığı ajanlarıyla cesur Telafer kentine vahşice saldırı düzenlediler bu saldırıda sivileri ve suçsuzları hedef alıyorlar ve ateşleriyle camileri ve evleri füzeyle vuruyorlar, ve vatandaşları mezehep kimliğine göre öldürüyorlar tüm bunlar direnişe ve kahramanlarına karşı başarısızlığa uğradıkları için ve cihat’ı durdurmadıkları ve onun her gün işgale karşı zaferine yaklaştığı için oluyor. Bu cinayetçi saldırı hükümetin ajanlarının bağdat’aki başarısızlığını örtmek için mezhebi yükseltirme hedefleri ve ülkenin iç savaşa sürüklemeleri başarısızlığa uğrayacak ayrıca tüm bunlar dirnişi görevinden alı koymayacak, bir tek işgalin ve ajanlarının ve bu projedeki katılanlarının ve güçlerinin kalmasındak menfat gören herkezi ıraktan temizledikten sonra durur.

Siyasi Beyan / 12 Eylül 2005

İçİşleri Bakanlığın Operasyonlarındaki Konumu

İşgalciyi bu yöntemle hizmet vermek, hesapsız geçemez, işgalcilerin hizmetçiler aşırı gittiler sanki kendilerini onusuz görmemeye başladılar. Ve eğer inanıyor olsaydık yıldırım operasyonu insanların emniyetlerine ve istikrarlarına hizmet edecek ve insanların canlarını korumak için olduğu onu destekleyen ilk biz olurduk. Ama biz biliyoruz ki bu operasyon bir tek mezhebi ve siyasi hesapların tasfiye etmek için koyuldu, ve Irak siyasi meydanında gelecek olan vadeler için düzenleniyor, ve biz bunu asla Kabul etmeyiz. Bu konumumuz orduyu ve polisi (halka hizmet ettiğinde) hedef almama ilkesini değiştirdiğimize anlama gelmez. Fakat işgale hizmet eden ve onu koruyan ve yetkisini halkı aşağlayarak ve saygınlıklarını öldürerek kulanırsa onun hükmü işgale aynıdır. Ve Irakın evlatlarını sebebsizce tutuklayan ve onları aşağlayan ve bunu kasten yapan yaptıklarının sonucuna katlanması gerekir.

Siyasi Beyan / 8 Temmuz 2005

Emniyet Güçlerindeki Konumu

Biz (Jammi)’de eminiz ki polis, milli güvenlik ve istihbarat elemanlarından ırak’a ve ıraklılara hizmet etmeyi sevdiğini, ve bu kötü emniyet durumunda ruhunu eline almış ve geceleri uymayan ve zorluklara karşı dayanan tüm bunları ırak’ı yan ülkeler tarafından kiralanan canilerden kurtarmak için çalışan vardır. Ve biz bu şereflileri tek vatanın evlatlarına karşı yaptıklarıyla kargaşa yartam isteyen diğerlerinden ayıra biliyoruz. Ve burda şereflilerin bunların karşısında bulunan fırsatları kaçırmaya ve onların araksına sürüklenmemelerini taleb ediyoruz. Ve tüm eller işgalin hegemonyasından kurtulmak ve onu yenmek daha sonra vatanın ve istikrarı kurmak için bir arada çalışsın. Aynı zamanda işgalle beraber durmayı seçenlere Allah’ın sözünü hatırlatmak isteriz :

(Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez) ve onlara demek isteriz ki işgal elbete bir gün gidecektir ve o anda tarih insanların konumların göre hükmedecektir, ya aşağlanacak, yada iki dünyadada iyi hatırlanacaktır. Vatanınızın ve ülkenizin evlatlarıyla durarak allah’a kendinizi beğendiriniz. Ve bu karanlık sevgili ülkemizden gittiğinde insanlar bilecektirler ki mücahitler ırak’ın vefalı evlatlerıdırlar ve onun sadık korumalarıdırlar.

Siyasi Beyan / 12 Mart 2005

Iraklıları Hedef almaktandaki Konumu

Irak İslami Direniş Cephesinin (Jaami) siyasi büro tarafından 3 nolu beyanda belirtilen talimatları iltizamı tekit ediyoruz özelikle altakı noktalar :

1.Hiç bir ıraklıya maruz kalınmayacak ve kanı akıtılmayacak ister polis yada milli koruyucu yada medeni koruma yada genel siviller olsun, tüm silahlar işgale karşı yönelecektir.

2.Yabancı işgale ilişkisi olmayan sivilere maruz kalınmayack. Medyacılar, şöförler ve yardım alanında çalışanlar gibi.

3.Diğer grupların boğaz kesme üslubunu kınıyoruz ve bizim aramızda kesinlikle yasaklıyoruz nedenler ne olursa olsun, bu bizim yöntemimiz değildir.

4.Ülkenin alt bünyesine ilişkisi olan hedeflere maruz kalınmayacak. Petrol hatları, özel, hükümete bağlı kuruluşlar ve daireler gibi.

5.İşgal güçleriyle kentlerin ve ilçelerin içinde çatışmalara girişmemek çünkü işgal güçleri hedefsizce sivilleri ve evleri vurabillir.

6.Asla bombalı araçları kentlerin içinde kullanmamak çünkü kente ve evlere büyük zarar verir.

7.Iraklıların ve sivillerin kanını gasp eden ve onları dinden çıkaran her hangi bir grupla beraber çalışmamak.

Siyasi Büro / 28 Şubat 2005

2005 Seçimlerindeki Konumu

Seçimler maskaralığı hesabımıza ve programımıza yeni bir şey eklemeyecek o yüzden onun gerçekleşmesi yada gerçekleşmemesi bizim olayların gerçeklerine olan görüşümüzü tesir etmeyecek. Daha önce yazıldığına binayen (JAAMİ) bu olaya karşı olan konumunu bu açıdan bakarak şöyle özetler: a.Irak’ın şerefli, gururlu oğullarının bu komploya anlamalarına ve düşmanın kullandığı medya araçlarıyla onu kandırılmamasına ve onları kesecek olanının pıçağını medyada yaptığı hileyle düşünmeden tebriketmemeleri çağrıyoruz ve bu komplonun gerçeğini bürolarda , evlerde ve çarşılarda yayamalarını ve insanları vatanlarına ,dinlerine ve oğullarına karşı şerfli bir konum almaları için teşvik edin. b.Biz (CAMİ)’de vatanımızın evlatlarına karşı durmanın direniş ve cihat etmenin doğru olamdığının ve onu yeri gerçek savaşta olduğunu ve bunu net olarak açıklıyoruz, biz vatanımızın evlatlarının kanını helal ederek ve seçim merkezlerini vurarak ıraklıların kanını sel ederek fitneye girmek istemiyoruz zaten çoğu ıraklı bu olayda neyi doğru neyin yanlış olduğunu karştırmış. Biz ıraklıların tüm mezhep ve ırklarının kanlarınını dökülmemesine meyilliyiz. c.Ve bu konumumuz Selahaddin El Eyyubi Tugaylarımıza seçim merkezlerine vurma operasyonlarına hiç bir yöntemle katılmamalarına ve ıraklı saygılı halkımızın kanınını dökülmesinde karşmamasına emirdir. d.Bu ilkemizden başlayarak bu savaşta dokülen ıraklıların bir damla kanlarında beraaetiz biz sorumlu değiliz ve allah bize şahittir. sonra ıraklılar sonra dünyadaki ve tarihteki şereflilere de şahittir. e.Gerçek savaşın meydanının ve nerde cihat yapmamız gerektiğini bildiğimiz için yan savaşlara girişmeyiz çünkü gerçek çatışmaya tesir etmiyor aksine bu düşman işgalcinin işine yarar ve bu bizim halkımıza zarar verir. İşgale karşı olan asıl savaşına yaramayacak yan bir savaşa girişmeyiz. Düşmanımıza onu kötülüyeceklere müjde ediyoruz, biz bir tek onun hassas noktalarına vuruyoruz, ve onun vücudunda eser bırakacak vuruşlar vurucağız ta ki güneşi en tebede gören bizim vuruşlarımızın eseri görünceye kadar.

Siyasi Beyan / 27 Ocak 2005

Irak’ın Özgür Kadınlarının Tutuklamasındaki Konumu

biz Irak İslam Direniş Cephesi (CAMİ)’de, işgal güçlerini hatırlatmak isteriz ki; liderimiz ve peygamberimiz muhammed (s.a.s) hayber yahudilerini müslüman bir kadına tecavüz etiklerinde onları çıkardı. Ve mutasim biallah rum ülkesindeki amuriyeyi saldırdı müslüman kadınlardan bir kadın ondan yardım istediğinde. Selahaddin El Eyyubi tugaylarını ve Yirminci Tugayları ve mücahitlerdeki tüm gururluları harekete geçsin ve işgale hiç unutmayacağı bir ders versinler ve müslüman kadınlar için intikam alsınlar. Ey allah’ın düşmanları eğer kadınlarınız önemsemiyorsanız, müslüman kadının asaleti hakaret edilmeyecektir. Artık ıraklıların kanındaki gururluğun hareket etmesi için Zaman geldi, şii, sünni, arap, kürt, polis ve ordu olsun hepsi saf ve temiz kadınlarımızın namuslarını korumak için hareket etemliler, hayat önemli değil, nesfi ucuz olur fakat müslüman kadınların namusları kirlenmez.

Siyasi Beyan / 8 Eylül 2004

Necef Olaylarındaki Konumu

Biz necef toprağının üstünde hızlanan olaylara karşı Irak İslam Direniş Cephesinin konumunu şöyle belirtiyoruz:

1.Sivil suçsuzlarının semtlerini ve Hz.Ali'nin türbesinin füzlerle saldırıları red ediyoruz.

2.Geçici hükümetten necef ve diğer ırak kentlerdeki suçsuz kanlarını akıtmadan emniyetin korumasında ve bu krizi çözümünüde rol almasını taleb ediyoruz.

3.Tüm resmi ve milli güçlerin işgali sonlandırmak için çalışmlarını yönlendirmelerini ve ırak'ı egemenliğine varmak için onun geleceğini ve gücünü kötüye kullanmak isteyenlerini durdurmalarını lazım.

4.İşgal güçleri bu saldırısında meşruiyet örtüsü bulunmamakta çünkü o yönetimi geçici hükümete devretti o yüzden necefe saldırsını birtek siyonların hayber için intikam almak isteyişleri olarak açıklanır.

5.Irak evlatları sünniler ve şiiler bilmeleri lazım ki düşmanımız bir ve o feluce ve necef ayırm yapmıyor.

Siyasi Beyan 21 Ağustos 2004

Kiliselerin Hedef olmasındanki konumu

Bu olaylara karşı konumumuz çok net ve belli çünkü şeriatın bu konudaki semavi dinlerinin ibadet evlerine güvenliği sağlama ilkelerinden kaynaklanıyor. Çünkü orası onunu yandaşlarını ibadet yeri ve bu islam şeriatın hükümlerinde yer alıyor, allah (c.c) buyuruyor ki: (Allah sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah âdil davrananları sever) mümtehine sursi:8. Bu yerler islam dinine karşı saygınlık ve milli ilkelerini itaat ediyorsa ve hiç bir yabancı vatan düşman işgale yardımlaşmıyorsa, müslüman diyarında güvende olacaktır ve tarih bunun en büyük kanıtıdır. O yüzden biz karanlıkta çalışan dış kinci ellerin böyle sorunlar yaratmak için çalıştığını görüşündeyiz. Ülkemizin evlatları ve halkımız dikkat etsin bu komplolardan çünkü hiç tuhaf değil düşmanlara her yerden açık olan bir ülkede bu komplolar.

Siyasi Beyan 4 Ağustos 2004

Devletin Kurumlarından Konumu

Biz Irak İslami Direniş Cephesi (Jaami)’nde, ülkenin bunun gibi kurumlara ihtiyacı olduğunu algılıyoruz, ayrıca insanların bunun gibi işe kendi maaşları için güvenlik duyma ihtiyacı olduğununda anlıyoruz. Ama bu ülkenin maslahatı ve onun oğularının kanı hesabına olmayacak. O yüzden dileriz ki bu mevkideki kardeşlerimiz sorumlulukları kadar olmalarını ve düşman işgalcının Irak’ın maslahatına karşı ve onun oğularının onuruna ve onun kutsallığı karşı emirleri red etmeleri. Ama maalesef bazı zayıf ruhlular bu kutsallığı çiğniyor ve işgali vatandaşın onurunu heder etmesinde ve onu hedefine ulaşmak için yardım ediyor.

Bunlarla şeriatta ve mantık ve aklıllar ve dünyanın tüm anayasaları onlara hakketikleri cezayı vermeyi ve onları engellemeyi izin veriyor, ama onları diğer milli ve dine bağlı masumlarla karıştırmamalıyız. Allahın dediğini uygulayarak : (Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez).

 Ve burda kesinleştirmek isteriz ki: tugaylarımzın – Selahaddin El Eyyubi tugayları – silahı işgalin ve yandaşlarının gögüslerini hedef alacaklar, onlar bizim ilk ve son hedefimizdir ister askerleri ve albayları ve istihbarat ajanları ve elemanları ve korumaları ve plan edenleri ve onların amaçlarını gerçekleştirmeye yardım eden kurumlarını sisteminde bunlara olsun.

Siyasi Beyan /23 Temmuz 2004.

Patlayıcı Arabalarından Konumu

Olayları analize ettikten sonra bu olayları işgalin ve içerdeki yandaşları tarafından düzenlendiğini tahmin ediyoruz. Yada Mossad ve Irak’a hayır istemeyen ülkelerin istihbaratı tarafından düzenleniyor. Bu operasyonların hedefi direnişin şanını tahrib etmek birde halkımız ve direniş arasında psikolojik bir barikat koymak için olduğunu hissediyoruz. Tekit etmek isteriz ki Irak İslami Direniş Cephesi (Jaami)’nin konumu: Direniş bir tek işgale karşı olması ve onu tüm meşru yollarla çıkarması. Halkımızın Evlatlarından olan yakınlarımız ve bize muhalif olanlarla iyilikle diyalog ederiz ve onlara asla silah kaldırmayız. Silahımız işgalın tüm unsurlarına kalkmaktadır.

Siyasi Beyan 15 Haziran 2005